TR - EN

Dilatasyon Profilinin Tarihi

Geri

Betonarme, Fransız çiftçi Joseph Louis LAMBOT’un beton ve donatıyı ilk kez birlikte kullanarak kano yapması ile kullanıma başlamıştır. 1850’li yıllarda kullanılmaya başlanan bu malzeme ile çeliğin ve betonun zayıf yönleri ortadan kaldırılarak daha kullanışlı bir malzeme üretilmiştir. Özellikle çeliğin yangına, rutubete dayanıksız olması, kolay şekil verilememesi ve pahalı olması kullanım aşamasında dezavantajlar olarak düşünülürken betonarme ile bu zayıf yönler giderilmektedir. Aynı durum beton içinde söz konusu olup betonun zayıf yönleride (çekmeye dayanıksız olması gibi) donatı ile birlikte kullanımı sayesinde ortadan kalkmaktadır. İlk beton şartnamesi Almanya’da 1904 yılında hazırlanmıştır [2]. Yaklaşık iki asırdır kullanılan betonarme tüm dünyada en yaygın ve en çok tercih edilen inşaat malzemesi olmuş ve şehirlerin şekillenmesinde ilk sırada gelmektedir.

Türkiye de ki ilk betonarme yapı 1920 yılında insa edilmiştir. Avrupa’da 1920-1940 yılları arasında beton şartnamelerinin iyileştirildiği ve geliştiği görülmektedir. Değişen ve gelişen yapı tasarım kuralları da bu süreç içerisinde bilim adamlarının ve mühendislerin çalışmaları ve deneyimleri sonucundaşartnamelere yönetmeliklere dönüşmüştür. Bitişik nizam inşa edilecek betonarme yapılar için veya büyük bir alana inşa edilecek çok bloklu bir yapının tasarımı sırasında dikkate alınması gereken hususlardan biriside derz mesafesidir. Derz mesafesi, yapının blokları arasında veya bitişik nizam iki farklı betonarme yapının özellikle sismik hareketler sonucunda yapacakları salınımlardan birbirlerine hasar vermemeleri konusunda büyük öneme sahiptir. Bitişik nizam yapılarda ki bir diğer sorun ise kat döşemelerinin birbirinden farklı kotlarda olmasıdır. Bir binanın döşeme hizası diğer binada kolon boyunda bir yere denk gelmesidir. Özellikle deprem esnasında derz mesafesi yetersiz ise komsu binanın döşemesi yanal hareket sonucunda diğer binanın kolonunu kırabilir. Ayrıca köşe bölgelerde yer alan binalarda risk daha fazladır çünkü salınım esnasında alacağı darbeler sonucunda binayı boş olan bölgede tutacak bir şey olmadığından köşe bası binaların yıkılma riski daha fazladır. Bu tur hasarların önlenebilmesi için her bina tüm yönlerde rahatça hareket edebilmelidir. Binalar arasında bırakılan boşluklar deprem derzi olarak isimlendirilir. Genel olarak düşünürsek yan yana iki binanın deplasmanları ayrı ayrı hesaplanıp toplanırsa bize bırakılması gereken derz mesafesini verir. Bu derz mesafesi yapılan daha spesifik çalışmalar sonucunda yönetmelikte bize verilmektedir.

Betonarme yapılar için gereken derzler şöyle sıralanmaktadır:

Genleşme (dilatasyon) derzleri: Rotre, sünme, sıcaklık değişmesi yüzünden oluşan boy değişimleri için bloklar arasına

konan derzlerdir.

Oturma derzleri: Temel zemini özelliklerinin veya yapı yüklerinin bütün alanda düzgün olmayışı yüzünden meydana

gelecek farklı oturmaların ve dönmelerin engellenmesi icin yapılan derzlerdir.

Konstruktif derzler: Statik hareketli yükler ve dinamik kuvvetlerden dolayı meydana gelecek deformasyonların bölgesel

kalması icin yapılan derzlerdir.

Deprem derzleri: Yapıyı deprem etkisiyle kendi içinde az zararlı titreşim yapabilecek bölümlere ayıran derzlerdir.

Hızlı Erişim
Alka Teknik 2020 © Tüm Hakları Saklıdır.
TR - EN

Dilatasyon Profilinin Tarihi

Geri

Betonarme, Fransız çiftçi Joseph Louis LAMBOT’un beton ve donatıyı ilk kez birlikte kullanarak kano yapması ile kullanıma başlamıştır. 1850’li yıllarda kullanılmaya başlanan bu malzeme ile çeliğin ve betonun zayıf yönleri ortadan kaldırılarak daha kullanışlı bir malzeme üretilmiştir. Özellikle çeliğin yangına, rutubete dayanıksız olması, kolay şekil verilememesi ve pahalı olması kullanım aşamasında dezavantajlar olarak düşünülürken betonarme ile bu zayıf yönler giderilmektedir. Aynı durum beton içinde söz konusu olup betonun zayıf yönleride (çekmeye dayanıksız olması gibi) donatı ile birlikte kullanımı sayesinde ortadan kalkmaktadır. İlk beton şartnamesi Almanya’da 1904 yılında hazırlanmıştır [2]. Yaklaşık iki asırdır kullanılan betonarme tüm dünyada en yaygın ve en çok tercih edilen inşaat malzemesi olmuş ve şehirlerin şekillenmesinde ilk sırada gelmektedir.

Türkiye de ki ilk betonarme yapı 1920 yılında insa edilmiştir. Avrupa’da 1920-1940 yılları arasında beton şartnamelerinin iyileştirildiği ve geliştiği görülmektedir. Değişen ve gelişen yapı tasarım kuralları da bu süreç içerisinde bilim adamlarının ve mühendislerin çalışmaları ve deneyimleri sonucundaşartnamelere yönetmeliklere dönüşmüştür. Bitişik nizam inşa edilecek betonarme yapılar için veya büyük bir alana inşa edilecek çok bloklu bir yapının tasarımı sırasında dikkate alınması gereken hususlardan biriside derz mesafesidir. Derz mesafesi, yapının blokları arasında veya bitişik nizam iki farklı betonarme yapının özellikle sismik hareketler sonucunda yapacakları salınımlardan birbirlerine hasar vermemeleri konusunda büyük öneme sahiptir. Bitişik nizam yapılarda ki bir diğer sorun ise kat döşemelerinin birbirinden farklı kotlarda olmasıdır. Bir binanın döşeme hizası diğer binada kolon boyunda bir yere denk gelmesidir. Özellikle deprem esnasında derz mesafesi yetersiz ise komsu binanın döşemesi yanal hareket sonucunda diğer binanın kolonunu kırabilir. Ayrıca köşe bölgelerde yer alan binalarda risk daha fazladır çünkü salınım esnasında alacağı darbeler sonucunda binayı boş olan bölgede tutacak bir şey olmadığından köşe bası binaların yıkılma riski daha fazladır. Bu tur hasarların önlenebilmesi için her bina tüm yönlerde rahatça hareket edebilmelidir. Binalar arasında bırakılan boşluklar deprem derzi olarak isimlendirilir. Genel olarak düşünürsek yan yana iki binanın deplasmanları ayrı ayrı hesaplanıp toplanırsa bize bırakılması gereken derz mesafesini verir. Bu derz mesafesi yapılan daha spesifik çalışmalar sonucunda yönetmelikte bize verilmektedir.

Betonarme yapılar için gereken derzler şöyle sıralanmaktadır:

Genleşme (dilatasyon) derzleri: Rotre, sünme, sıcaklık değişmesi yüzünden oluşan boy değişimleri için bloklar arasına

konan derzlerdir.

Oturma derzleri: Temel zemini özelliklerinin veya yapı yüklerinin bütün alanda düzgün olmayışı yüzünden meydana

gelecek farklı oturmaların ve dönmelerin engellenmesi icin yapılan derzlerdir.

Konstruktif derzler: Statik hareketli yükler ve dinamik kuvvetlerden dolayı meydana gelecek deformasyonların bölgesel

kalması icin yapılan derzlerdir.

Deprem derzleri: Yapıyı deprem etkisiyle kendi içinde az zararlı titreşim yapabilecek bölümlere ayıran derzlerdir.

Hızlı Erişim
Alka Teknik 2020 © Tüm Hakları Saklıdır.
TR - EN

Dilatasyon Profilinin Tarihi

Geri

Betonarme, Fransız çiftçi Joseph Louis LAMBOT’un beton ve donatıyı ilk kez birlikte kullanarak kano yapması ile kullanıma başlamıştır. 1850’li yıllarda kullanılmaya başlanan bu malzeme ile çeliğin ve betonun zayıf yönleri ortadan kaldırılarak daha kullanışlı bir malzeme üretilmiştir. Özellikle çeliğin yangına, rutubete dayanıksız olması, kolay şekil verilememesi ve pahalı olması kullanım aşamasında dezavantajlar olarak düşünülürken betonarme ile bu zayıf yönler giderilmektedir. Aynı durum beton içinde söz konusu olup betonun zayıf yönleride (çekmeye dayanıksız olması gibi) donatı ile birlikte kullanımı sayesinde ortadan kalkmaktadır. İlk beton şartnamesi Almanya’da 1904 yılında hazırlanmıştır [2]. Yaklaşık iki asırdır kullanılan betonarme tüm dünyada en yaygın ve en çok tercih edilen inşaat malzemesi olmuş ve şehirlerin şekillenmesinde ilk sırada gelmektedir.

Türkiye de ki ilk betonarme yapı 1920 yılında insa edilmiştir. Avrupa’da 1920-1940 yılları arasında beton şartnamelerinin iyileştirildiği ve geliştiği görülmektedir. Değişen ve gelişen yapı tasarım kuralları da bu süreç içerisinde bilim adamlarının ve mühendislerin çalışmaları ve deneyimleri sonucundaşartnamelere yönetmeliklere dönüşmüştür. Bitişik nizam inşa edilecek betonarme yapılar için veya büyük bir alana inşa edilecek çok bloklu bir yapının tasarımı sırasında dikkate alınması gereken hususlardan biriside derz mesafesidir. Derz mesafesi, yapının blokları arasında veya bitişik nizam iki farklı betonarme yapının özellikle sismik hareketler sonucunda yapacakları salınımlardan birbirlerine hasar vermemeleri konusunda büyük öneme sahiptir. Bitişik nizam yapılarda ki bir diğer sorun ise kat döşemelerinin birbirinden farklı kotlarda olmasıdır. Bir binanın döşeme hizası diğer binada kolon boyunda bir yere denk gelmesidir. Özellikle deprem esnasında derz mesafesi yetersiz ise komsu binanın döşemesi yanal hareket sonucunda diğer binanın kolonunu kırabilir. Ayrıca köşe bölgelerde yer alan binalarda risk daha fazladır çünkü salınım esnasında alacağı darbeler sonucunda binayı boş olan bölgede tutacak bir şey olmadığından köşe bası binaların yıkılma riski daha fazladır. Bu tur hasarların önlenebilmesi için her bina tüm yönlerde rahatça hareket edebilmelidir. Binalar arasında bırakılan boşluklar deprem derzi olarak isimlendirilir. Genel olarak düşünürsek yan yana iki binanın deplasmanları ayrı ayrı hesaplanıp toplanırsa bize bırakılması gereken derz mesafesini verir. Bu derz mesafesi yapılan daha spesifik çalışmalar sonucunda yönetmelikte bize verilmektedir.

Betonarme yapılar için gereken derzler şöyle sıralanmaktadır:

Genleşme (dilatasyon) derzleri: Rotre, sünme, sıcaklık değişmesi yüzünden oluşan boy değişimleri için bloklar arasına

konan derzlerdir.

Oturma derzleri: Temel zemini özelliklerinin veya yapı yüklerinin bütün alanda düzgün olmayışı yüzünden meydana

gelecek farklı oturmaların ve dönmelerin engellenmesi icin yapılan derzlerdir.

Konstruktif derzler: Statik hareketli yükler ve dinamik kuvvetlerden dolayı meydana gelecek deformasyonların bölgesel

kalması icin yapılan derzlerdir.

Deprem derzleri: Yapıyı deprem etkisiyle kendi içinde az zararlı titreşim yapabilecek bölümlere ayıran derzlerdir.

Hızlı Erişim
Alka Teknik 2020 © Tüm Hakları Saklıdır.